23° Az bulutlu
  • EURO 6.36
  • DOLAR 5.66

TBMM Başkanlığı’ndan Avrupa Parlamentosu’nun 2018 Türkiye Raporuna İlişkin Açıklama

Ankara (CUHA) – TBMM Başkanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun 2018 Türkiye Raporu ile ilgili “Karar metninden, Türkiye’deki gelişmelerin adilane ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmediği, raporun yanlı ve siyasi olduğu görülmektedir” ifadelerini kullandı. TBMM Başkanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun 2018 Türkiye Raporu ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Avrupa Parlamentosu’nun 13 Mart tarihinde Strazburg’da düzenlenen Genel Kurulunda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne […]
    Politika - 14 Mart 2019 14:31 A A

    Ankara (CUHA) – TBMM Başkanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun 2018 Türkiye Raporu ile ilgili “Karar metninden, Türkiye’deki gelişmelerin adilane ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmediği, raporun yanlı ve siyasi olduğu görülmektedir” ifadelerini kullandı.

    TBMM Başkanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun 2018 Türkiye Raporu ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Avrupa Parlamentosu’nun 13 Mart tarihinde Strazburg’da düzenlenen Genel Kurulunda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecine ilişkin somut hatalar, önyargılar ve haksız iddialar içeren bir karar aldığı vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

    “Nesnellikten ve adaletten uzak olduğu ilk bakışta görülen 2018 Türkiye Raporu, Türkiye’nin AB üyelik sürecine verdiği önem ve öncelik ile hiçbir şekilde bağdaştırılamayacak niteliktedir. Söz konusu karar, Avrupa’nın geleceğini tehdit eden aşırılık yanlısı popülist söylemlerin bir yenisi olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Karar metninden, Türkiye’deki gelişmelerin adilane ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmediği, raporun yanlı ve siyasi olduğu görülmektedir. Çok uzun yıllardır Avrupa Birliği’ne üye olmayı stratejik bir hedef olarak gören ve bu amacına ulaşmak için kararlılıkla yürüttüğü çalışmaları son dönemde hızlandıran Türkiye, aynı yapıcı ve onarıcı tutumu Avrupa Birliği’nden de beklemektedir. Ne var ki Avrupa Birliği’nin seçimle işbaşına gelen tek kurumu olan Avrupa Parlamentosu, Avrupa’da artan ayrıştırıcı, dışlayıcı ve yabancı karşıtı görüş ve politikalardan fazlasıyla etkilenmekte, Türkiye’ye karşı hasmane bir tavır sergilemektedir. Unutulmamalı ki, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi esnasında savaş uçaklarının bombaladığı TBMM, darbeye dur diyen Türk halkından aldığı cesaretle demokrasiye sonuna kadar sahip çıkmış bir kurumdur. O meşum gecenin ardından Avrupalı muhataplarımızın aziz Türk milleti ve Gazi Meclis’le dayanışma sergilemekten kaçındığı ise üzücü bir gerçektir. TBMM’de siyasal sistemdeki sorunları çözmeye yönelik başlatılan anayasal reform süreciyle Türk demokrasisinin daha güçlü ve etkin hale getirilmiş olması da ne yazık ki AB tarafından temelsiz gerekçelerle eleştiriye tabi tutulmaktadır. Bu kabul edilemez tavrın iyi niyetle açıklanması mümkün değildir.”

    “AVRUPALI SİYASETÇİLER, STRATEJİK İLİŞKİLERİ RAYINDAN ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR”

    “Avrupa Birliği’nin inşasını mümkün kılan değer ve ilkeleri açıkça hiçe sayan radikal görüşlerin zehirlediği bazı Avrupalı siyasetçiler, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki stratejik ilişkileri rayından çıkarmaya çalışmaktadır” denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

    “Söz konusu kararın, dört yıl aradan sonra ilk kez yapılacak olan AB-Türkiye Ortaklık Konseyi Toplantısı’nın hemen öncesinde alınmış olması, Türkiye karşıtı çevrelere hoş görünme yönünde bir çabanın varlığına işaret etmektedir. Bu aynı zamanda Avrupa’da benimsediğimiz seçim kültürüne de aykırıdır. Her geçen gün artan sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlar karşısında zorlanan Avrupa Birliği zor günlerden geçmekte, Birleşik Krallık’ın ayrılma süreci ile istikrarlı ve uyumlu yapısından giderek uzaklaşmaktadır. Avrupa Birliği, Brexit süreciyle ciddi bir güven bunalımı ve istikrarsızlık riski ile sınanmaktadır. Avrupa Birliği’nin geleceğine dair endişelerin artığı bu dönemde, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye gibi ilişkilerini derinleştirmek ve güçlendirmek isteyen stratejik önemi haiz bir ülkeye karşı bu tür söylem ve eylemlerde bulunması rasyonel değildir. Avrupa kendi kimlik krizini ve siyasi aşırılıklarından kaynaklanan bunalımlarını Türkiye üzerinden gidermeye kalkarsa hem Türkiye ile ilişkileri bakımından hem de aşırılıkları cesaretlendireceği için sonu kendisi için sorunlu bir yola girmiş olur. Avrupalı dostlarımıza hatırlatmak isteriz ki Avrupa bütünleşmesini gerekli kılan şey, aşırılık yanlısı, ırkçı ve yabancı karşıtı politikalara sarılan popülist siyasetçilerin getirdiği yıkım olmuştur. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik tavrında somutlaşan benzer duygu ve fikirler, Türkiye’den ziyade Avrupa’nın huzur, istikrar ve refahını tehdit etmektedir. Bu yanlış yöndeki gidişatı tersine çevirmek adına önemli bir şans olan AB-Türkiye Ortaklığı, şahsi çıkarlarına odaklanan aşırı akımların temsilcisi olan milletvekillerinin önyargılarına kurban edilmemelidir. Avrupa’nın aklıselim davranıp böylesine büyük bir hatadan derhal dönmesi içten temennimizdir. Buna benzer haksız kararların Türkiye’yi tam üyelik hedefinden saptıramayacağını teyit ederken, dostane ve yapıcı ilişkilerin temini için Avrupa Birliği’ne daha büyük sorumlulukların düştüğünü bir kez daha hatırlatırız. Mayıs ayında yenilenecek olan Avrupa Parlamentosu’nun, Avrupa’nın lâyık olduğu adil, rasyonel, çoğulculuktan ödün vermeyen ve demokrasinin erdemine inanan siyasetçilerden oluşmasını içtenlikle dileriz. Bu vesileyle, yeni seçilecek üyeler ile TBMM üyeleri arasında ahenkli ve yapıcı bir işbirliği sürecinin başlamasını arzuladığımızın kayda geçirilmesini dileriz.”

     

    Bu haber 22 kez okundu.

      Politika - 14:31 A A
      BENZER HABERLER

      YORUM BIRAK

      YORUMLAR

      Hiç yorum yapılmamış.