25° Açık
  • EURO 6.77
  • DOLAR 6.06

Emine Erdoğan: “Sağlık Bir İnsanın En Büyük Sermayesidir”

(CUHA) – Emine Erdoğan, “Sağlık bir insanın en büyük sermayesidir. Bedenin hastalığı ruha, ruhun hastalığı bedene sirayet eder. Bu da insanın hayatı düzgün yaşamasının ve potansiyelini ortaya çıkarmasının önündeki en büyük engeldir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, onursal başkanlığını yürüttüğü 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nin açılışını gerçekleştirdi. İstanbul Hilton Bomonti […]
Gündem - 24 Nisan 2019 17:03 A A

(CUHA) – Emine Erdoğan, “Sağlık bir insanın en büyük sermayesidir. Bedenin hastalığı ruha, ruhun hastalığı bedene sirayet eder. Bu da insanın hayatı düzgün yaşamasının ve potansiyelini ortaya çıkarmasının önündeki en büyük engeldir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, onursal başkanlığını yürüttüğü 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nin açılışını gerçekleştirdi. İstanbul Hilton Bomonti Hotel’de, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü iş birliğiyle düzenlenen “Kronik Hastalıklarda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları” temalı kongrede, Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

Emine Erdoğan, bu yılki kongrede; kronik hastalıkların tedavisinde ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinde geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın katkılarının ele alınacağını ifade ederek, hayatın teknolojik ve bilimsel gelişmeler açısından her geçen gün ilerlediğini fakat bu ilerlemenin yaşam kalitesi ve insani değerler konusunda kendini gösteremediğini kaydetti.

“KRONİKLEŞMİŞ HASTALIKLARA YAKALANMA YAŞI GİDEREK DÜŞÜYOR”

İnsanların kronikleşmiş hastalıklara yakalanma yaşının gittikçe düştüğüne dikkat çeken Emine Erdoğan, Amerika’da her 10 kişiden altısının kronik bir hastalığı, her dördünün ise iki ya da daha fazla kronik hastalığı bulunduğunu ve ABD’de bu tür hastalıklara ilişkin sağlık giderlerine yıllık 3.3 trilyon dolar harcama yapıldığını anlattı. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre küresel ölümlerin birinci nedeninin kardiyovasküler hastalıklar olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, kanserin küresel ölümlerde ikinci sırada yer aldığını, 2018’de kansere bağlı ölümlerin sayısının 9,6 milyon olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Erdoğan, kronik hastalıkların nedenlerinin başında hayat tarzının yer aldığını, hastalıkların birbirini tetiklediğini ifade ederek, beslenme alışkanlıklarının yağ ve şeker açısından yüksek fakat besleyici değerler açısından son derece düşük olduğuna dikkati çekti. Erdoğan, “Eskiden özenle kurulan sofralarda yemeğe başlarken birbirimize ‘şifa olsun’ derdik. Bugün hangimiz çocuklarımıza fastfood yiyecekler verirken bu temenniyi dillendirebilir? Çünkü fastfood yiyeceklerin, hastalıklara sebep olduğunu aslında içten içe hepimiz biliyoruz. Sağlığımız, endüstrileşmiş diyetler karşısında ne yazık ki, yenik durumdadır. Yiyecek endüstrisi, geleneksel mutfak kültürünü sistematik olarak öldürmektedir” diye konuştu.

İnsanların fiziksel aktivitelerinin azalmasının bedenlerin işlevini kaybetmesine neden olduğunu, çocuk ve gençlerdeki fiziksel aktivite azlığına da ekran bağımlılığının neden olduğunu sözlerine ekleyen Emine Erdoğan, aşırı alkol tüketimi, aktif ya da pasif sigara içiciliği ve kimyasalların solunumunun yaşam tarzı hatalarından olduğunu anlattı. Obezite ve diyabet gibi birçok hastalığın önlenebilir hastalık kategorisinde bulunduğunu, obeziteden kurtulmak için kişinin fastfood yemek tarzını bırakarak, tencere yemeklerine dönmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, yemek kültürünün yeniden yorumlanarak, yaşam tarzının yeniden tasarlanmasıyla bu hastalıklara şifa bulunabileceğini sözlerine ekledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sağlık bir insanın en büyük sermayesidir. Bedenin hastalığı ruha, ruhun hastalığı bedene sirayet eder. Bu da insanın hayatı düzgün yaşamasının ve potansiyelini ortaya çıkarmasının önündeki en büyük engeldir. Dünyanın giderek bozulan sağlık çehresinin acilen şifaya kavuşturulması, dünyanın geleceği için çok önemli. Eğer kronik hastalıkların artan seyri devam ederse, yaşam hepimiz için hastalıkların pençesinde kıvrandığımız bir mücadele alanından başka bir şey olmayacak. Biz de bu sebeple, kadim medeniyetimizin bize sunduğu şifayı, arkeolojik bir kazı yaparmışçasına araştırmalıyız.”

 

Bu haber 4 kez okundu.

Gündem - 17:03 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.